1 Eylül 2009 Salı

25 Ağustos 2009


















































Bugün 25 Ağustos 2009 6 Ramazan 1429 Ağustos: 12 Hızır:112 Mısır Seferi ve Mercidabık Zaferi (1516)


HADİS-İ ŞERİF


 


İyilik yapmak (herkesin harcı değildir) ancak dinine bağlı, hareketleri soylu ve yumuşak huylu kimselere kolay gelir.  (Taberani).


 


HIRKA-İ SAADETİ ZİYARET MERASİMİ


Osmanlı devrinde "Hırka-i Saadet Dâiresi" ve "Mukaddes Emânetler" Ramazan-ı Şerifin on beşinci günü, sultan ile saray ve devlet erkânı tarafından merasimle ziyaret edilirdi.


Ramazan-ı Şerifin on beşinci gecesi, sultan Hırka-i Saadet odasına gelirdi. "Dülbend Ağası" altmış kadar yeni süngerle aü-müş taslar içinde gülsuyu getirir, "Silâhdâr Ağa bu süngerlerden birkaç tanesini alarak birer birer gülsuyuna batırıp ıslatır ve pâdişâhın eline verir, pâdişâh da, içinde Hırka-i Saadet sandukasının bulunduğu büyük gümüş şebekeyi bizzat siler. O sırada basta Çuhadar Aga ve Rikabdar Ağa bulunmak üzere bütün Has Odalılar ellerindeki süngeri gül suyuna batırıp odanın her tarafını silerlerdi.


Ziyaret merasimi ertesi aünü öğle namazından iki saat evvel başlardı. Pâdişâh Hırka-i Saadet Odası'na geldikten sonra Has Odalılar gümüş şebeke içindeki hırka sandukasını çıkarırlar ve altın kaplı sehpâsı üzerine koyarlardı. Sandukanın altın anahtarı pâdişâhta dururdu. Herkes hazır olunca Imâm-ı Evvel ve Imâm-ı Sânî Efendiler Hırka-i Şerîf in karşısında birer aşr-ı şerîf okuduktan sonra pâdişâh sandukayı Besmele ile açardı. Hırka bir bohça içinde, bonça bir altın çekmece içinde, altın çekmece de yedi bohça içinde, nihayet bohçaların tamamı bu altın sanduka içindedir. Yedi ağır işlemeli kıymetli bohça, üzerleri inci işlemeli kalın şeritlerle sarılmıştır. Şeritler çözülür, bohçalar açılır, altın çekmece de, altın anahtarı yine kendisinde duran padişah tarafından bizzat açılırdı. Nihayet son bohça da çözülür, mukaddes hırka meydâna çıkardı.


Ziyaret, Hırka-i Şerîf in sağ omuzu hizasından yakasını öpmekten ibaretti. Hırka, öpülecek yere bir tülbent konularak öpülürdü. Ziyaret günü birkaç yüz parça tülbent hazırlanmış bulunurdu. Her ziyaretçi, hırkanın üstünde öptüğü tülbenti kıymetli bir hâtıra olarak saklardı. Bu tülbentlerin üzerinde güzel bir hat ile aşağıdaki kıta bulunurdu:


Hırka-i Hazret-i Fahr-i Rusüle


Atlas-ı çarh olamaz pây-endâz


Yüz sürüp zeyline takbîl iderek


Kıl şefî-i ümeme arz-ı niyaz.


Açıklama: Peygamberlerin iftihar ettikleri Muhammed Mustafa'nın hırkasına, gökyüzünün atlası (Samanyolu) ayak basmamış olamaz, (öyleyse) eteğine yüz sürüp (onu) öperek ümmetlerin şefaatçisine niyazını arz eyle (ondan şefaat iste.


FIKRA


Temel bir otele gitmiş,boş oda sormuş.


Görevli:


-Boş oda var.Denize bakan on milyon,bahçeye beş milyon.


Bunun üzerine temel:


-Perdeleri kapatıp,denize bakmaksak kaç para olur?


GÜNÜN SÖZÜ


 


Gençken bilgi ağacını dikelim ki, yaşlandığımız zaman gölgesinde barınacak bir yerimiz olsun.


Chesterfield


YEMEK MENÜSÜ


·         Etli Kuru Fasulye                   


·         Melek  Pilavı                          


·         Cacık                                      


·         İncirli Keşkül                         


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: UYGUR : Şanı şerefi en yüksek olan


Kız: ARIN: Arı, katışıksız, temiz, kirden uzak


MANİ


 


Dağda fıstık olur mu


Ateş yastık olur mu


Sen orada ben burada


Böyle dostluk olur mu


KARİKATÜR


 


BİLMECE


Allah yapar yapısını,
Bıçak açar kapısını.


Cevabı Yarın.


Dünkü Cevap: Hayat veya Ömür.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler