1 Şubat 2010 Pazartesi

2 Şubat 2010









































Bugün 2 Şubat 2010   18 Safer 1431 K.Sani: 20 Kasım 87 İbrahim Paşa Komutasındaki Mısır Ordusu'nun Kütahya'ya Kadar İlerlemesi (1833)-Japonya zelzelesi (200 bin ölü/1703)-Fırtına-Türk Eczacılar Birliği'nin kuruluşu (1956)


HADİS-İ ŞERİF


 


Sen bir ayakkabı aldığında iyisini al. Elbise aldığında da, iyisini al. (Taberani).


 


ÎTİKÂD:   ALLÂHÜ TEÂLÂYA ÎMÂN


Allâhü Teâlâ'ya imân etmek, onu, zâtı hakkında vâcib olan kemâl sıfatları ile bilip, öylece inanmak, zâtını nok­san sıfatlardan münezzeh tutmaktır. Allâhü Teâlâ sâ­nına lâyık olan bütün kemâl sıfatlarla muttasıftır.


Allah'ın sıfatlarının hepsi ezelî ve ebedî sıfatlardır Onun sıfatlarının başlangıcı da sonu da yoktur. Allah'ın sıfatları diğer varlıkların sıfatlarına benzemez. Allah'ın ilmi, irâdesi, hayâtı, kelâmı; mahlûkatın, insan ve cinnin ilim, irâde, hayât ve kelâmına benzemez.


Biz Allah'ın zâtını ve mâhiyetini bilemediğimiz ve idrâk edemediğimiz için Allâhü Teâlâ'yı isim ve sıfatları ile ta­nırız ve öylece inanırız. Kur'ân-ı Kerîm'de (meâlen) "Onu gözler idrâk etmez, gözleri o idrâk eder, öyle latif öyle habîrdir o." (En'am Sûresi, âyet 103) buy-rularak, Allah'ın zâtını idrâk etmenin imkânsız olduğu bildirilmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de" "Allah'ın yarattıkları hakkında düşününüz. Fakat Allah'ın zâtı hak­kında düşünmeyiniz. Gerçekten siz buna hiç güç yetire-mezsiniz." buyurdular.


Allâhü Teâlâ'nın sıfât-ı zâtiyyesi altıdır:


Vücud: Var olmak. Kıdem: Evveli olmamak, ezelî olmak. Beka: Sonu olmamak, ebedî olmak. Vahdaniyet-Birlik. Muhâlefetün lil havadis: Sonradan olanlara hiç benzememek. Kıyam bi nefsihî: Varlığında başkasına muhtaç olmamak.


Allâhü Teâlâ'nın sıfât-ı sübûtiyyesi sekizdir:


Hayât: Allâhü Teâlâ diridir ve dirilticidir. İlim: Bilgi (Allâhü Teâlâ her şeyi, hattâ kalblerde gizlenen niyetleri dahi bilir.) Semi': İşitmek. (Allâhü Teâlâ her şeyi işitir) Basar: Görmek. (Allâhü Teâlâ; her şeyi görür.) İrâdet: Dilemek. (Diler ve ne dilerse onu dilediği gibi yapar) Kudret: Gücü yetmek. (Allâhü Teâlâ her şeye kadirdir Kelâm: Konuşmak. (Allâhü Teâlâ'nın harf ve sese muh­taç olmadan söylemesi demektir) Tekvin: Yoktan var etmek, meydana getirmek, yaratmak. Varlığın bilme ne hacet küre-i âlem ile, Yeter isbâtına halk ettiği bir zerre bile.


 


FIKRA


 


Temel’e bir işe girmek için sağlık raporu lazım olmuş. Gitmiş tam teşekküllü bir hastaneye. Epey muayeneden sonra doktor sormuş. “Kulaklarınızdan ya da burnunuzdan bir şikayetiniz var mı?” diye. “He ya...Fanilamı çıkarırken çok zorlanıyorum!..”


GÜNÜN SÖZÜ


 


Boş bir çuvalın dik durması zordur. Benjamin Franklin


YEMEK MENÜSÜ


·   Poğaça, Kaşar Peynir,


·   Domates


·   Süt


·   Domates Çorba


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: YÜSR: (Ar.) Er. 1. Kolaylık, rahat. 2. Zenginlik.


Kız: TOPÇAY: (Tür.) - Topçay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.


MANİ


 


Kapelesi ketenden
Yârim indi trenden
Boynuna sarılayım
Gülünü incelmeden


KARİKATÜR


 


BİLMECE


İnsan, en çok hangi zilden etkilenir?


Cevabı Yarın.      


Dünkü Cevap:Vakit

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler