11 Ağustos 2010 Çarşamba

8 Temmuz 2010
























































Bugün 8 Temmuz 2010   26 Recep 1431 Haziran: 25 Hızır 64 Kırklareli'nin Kurtuluşu (1920)-Bevarih rüzgarlarının sonu-Bu akşam Mi'raç Gecesi'dir.


HADİS-İ ŞERİF


 


Halka teşekkürde bulunmayan Allah'a da şükretmez. Ravi: Tirmizi, Birr 35; Ebu Davud, Edeb 12


 


Mİ'RÂC MUCİZESİ


Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), hicretten bir buçuk yıl kadar önce Receb-i Şerifin 27. gecesi hem ruhen hem de bedenen, Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya, oradan da yedi kat göklere ve Cenâb-ı Hakk'ın dilediği yerlere se­yahat ettirildi, işte bu harikulade hâdisenin olduğu geceye Mi'râc Gecesi denilmektedir. Mi'râc, Resûlullâh Efendi-miz'e (s.a.v.) ihsan olunan en büyük mucizelerdendir.


Peygamber Efendimizin mi'râc mucizesi, cesed ve ruh ile beraber; uyanıklık hâlinde olmuştur. Resûlullâh'ın (s.a.v.) ruh ve cesed, Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya gitmesi, âyet ve hadîs ile sabittir. İsrâ Sûresi'nde "Kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan o havalisini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya yürüttü" buyurul-muştur. Bu âyette geçen abd (kul) lafzı ruhla cesedin ikisinin beraber ismidir.


Fahr-i Kâinat Efendimiz bu İsrâ (mi'râc) haberini insan­lara söylediği zaman birçok kimse inanmadı, îmânları zayıf olanlardan birçoğu mürted oldu, dinden döndü. Şayet rüyada olmuş olsa idi, neden inanmayacaklardı?


İsrâ'nın gece vâki olmasında bazı hikmetler:


Gecenin hâli gündüzden daha gizlidir. Mü'minlerin îmânı ziyâdeleşsin, diye gece olmuştur.


Allâhü Teâlâ gündüzü nûrâniyyet ile gece üzerine üstün kılmış, fakat geceyi de Fahr-i Kâinat efendimizi dilediği yerlere yükseltmek suretiyle gündüz üzerine üstün kılmıştır.


Geceler içinde Mi'râc gecesi mi daha faziletli yoksa Kadir Gecesi mi? diye sorulursa; mi'râc gecesi pey­gamber efendimiz hakkında daha faziletlidir, Kadir Gece­si de ümmeti hakkında faziletlidir. Zira, Kadir Gecesi ümmeti Muhammed'e diğer ümmetlerin seksen küsur yıl­lık amelinden hayırlıdır.


Ruh ve cesed kâbe kavseyne kadar mi'râc peygam­berimize mahsustur. Peygamberimizden başka bir pey­gambere vâki olmamıştır.


İsrâ hadîsini Enes b. Mâlik, Abdullah b. Ömer, ibn-i Ab-bas, Cabir b. Abdullah, Abdullah b. Mes'ûd gibi birçok sa-hâbî (radıyallâhü anhüm) rivayet etmiştir.


 


FIKRA


 


Temel çımacı olmuş, ilk kez yurt dışına gitmişti. Gemi, Liverpool Limanı’na yanaşırken, Temel iskeledeki İngiliz’e bağırdı: “tut şu halatı...” İngiliz, bir şey anlamadı tabii. Temel, bir daha seslendi: “Ula tut şu halatı...” İngiliz’de yine bir hareket yok. Sonunda Temel, ortaokuldaki İngilizcesini denedi: “Do you speak English?” İngiliz “Yes... Yes...” deyince, Temel bu kez öfkeyle bağırdı: “O zaman tut şu halatun ucuni da!..”


GÜNÜN SÖZÜ


 


Ne kadar hazin bir çağda yaşıyoruz, bir önyargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha güç. Albert Einstein


YEMEK MENÜSÜ


·   KARIŞIK KIZARTMA


·   EV MANTI


·   YOĞURT


·   SÜTLAÇ


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: SIDAL: (Tür.) Er. 1. Güç, kuvvet, dayanıklılık. 2. Olgunlaşmaya, erginleşmeye başlayan. 3. Öfkeli, sinirli.


Kız: SEZGİNAY: (Tür.) - Sezme yeteneği olan, duygulu anlayışlı.


MANİ


 


Cam dibinde küpeli
Dibini süpürmeli
Yar üstüne yar sevenin
Yüzüne tükürmeli


KARİKATÜR


 gülümseten karikatürler :)


BİLMECE


Adamın biri 13. kattan düşmüş, ölmemiş. Niçin?.


Cevabı Yarın.


Dünkü Cevap: (Bal yemiş) (Bal-tası)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler

Blog Arşivi