3 Kasım 2010 Çarşamba

4 Kasım 2010


 














































Bugün     4 Kasım 2010         27 Zilkade 1431 T.Evvel: 22 Hızır 183 UNESCO'nun Kuruluşu (1946)-Sofya'nın fethi (1388)-Lodos rüzgarlarının esmeye başlaması


HADİS-İ ŞERİF


 


Fayda sağlamayan bilgi, harcanmayan, hiç kimseye hayrı dokunmayan define gibidir.


 


KURBAN NİSABI


Kurban nisabı (yani, kurbanın vâcib olması için bulun­ması îcab eden malın miktarı): Fıtır sadakası (fitre) vâcib olacak kadar malı bulunmaktır.


Bu malın -zekât nisabında olduğu gibi- alışveriş ile artabilecek mal olması ve üzerinden bir sene geçmesi lâzım değildir.


Bir kimse kurban kesmeğe mahsus olan günlerin so­nunda zengin, yani nisaba mâlik olsa derhal kurban kesmek vâcib olur.


Aslî ve zarurî ihtiyaçlar: Evi, evinin kâfi miktarda eşya­sı, bineceği arabası, üç türlü giyeceği -yani iş elbisesi, âdeten giydiği elbise, bayram ve benzeri günlere mahsus elbisesi- kendinin ve nafakası kendi üzerine vâcib olan­ların bir aylık nafakalarından fazla olarak 80,18 gr altın veya aynı kıymette başka bir şeye sahip olan kimselere kurban günlerinde kurban kesmek vâcib olur.


KURBANIN VÂCİB OLMASININ ŞARTLARI


Kendisine fitre vâcib olacak derecede zengin olan, hür ve mukîm (yolcu olmayan) erkek ve kadın Müs-lümana kurban kesmek vâcibdir.


  Hür, mukîm ve nisaba mâlik Müslümanın kendisi ve küçük çocuklarının her biri için ve vefat eden oğlu veya kızının küçük çocukları için kurban kesmesi vâcibdir.


  Müsâfir eğer mukîm iken kurbanı alıp, (yani bayramın üçüncü günü güneş batmadan önce) sefere çıkarsa, -kur­ban kesmek üzere bir hayvanı alması sebebiyle üzerine vâcib olduğu için- kurbanı satması caiz olmaz.


İmâm-ı Âzam ve Ebû Yûsuf Hazretlerine göre kurba­nın vâcib olmasında akıl ve bulûğ (ergen olmak) şart değildir. Delinin ve henüz baliğ olmamış çocuğun malla­rından babaları yahut vasîleri kurban keser ve onlara ye-dirirler. Yediklerinden artanı bunlar için (elbise gibi) ken­disi ile istifâde olunan bir şey ile değiştirebilirler.


 


FIKRA


 


Polis çok hızlı gittiği için zor durdurduğu Temel'e sordu:


- Azami hızın elli kilometre olduğunu görmedin mi?


- Sen saatte yüzseksenle giderken azami hızın elli olduğunu okuyabilir misin?


GÜNÜN SÖZÜ


 


Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızlı çarpma. Geri dönmek isteyebilirsin. Don Herold


 


YEMEK MENÜSÜ


·          MERCİMEK ÇORBA


·          MENEMEN


·          FIRIN MAKARNA


·          YOĞURT


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: ŞARBAY: (Tür.) Er. - Kentli, şehirli kimse.


Kız: ŞÂYGÂN: (Fars.) Ka. 1. Layık, yakışır, münasip, yansır. 2. Ucuz, bol, çok.


 


MANİ


 


pancarı dallıyolar
turhala yolluyolar
güvenme el oğluna
sevipte almıyolar


KARİKATÜR


 


BİLMECE


Ayağını yorganına göre uzatmayan ne olur?


Cevabı Yarın.


Dünkü Cevap: Numaracı

 


 



emel



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler