31 Mart 2011 Perşembe

1 Nisan 2011






































Bugün 1 Nisan 2011 27 R.Ahir 1432 Mart: 19 Kasım 145 31 Mart Vakası (1908) - II.İnönü Zaferi (1921) - Kanserle Savaş Haftası (1-7 Nisan) - Varşova Paktı feshedildi (1991)


HADİS-İ ŞERİF


 


Hiçbir baba, çocuğuna iyi terbiyeden daha üstün bir hediye veremez. Ravi: Tirmizi, Birr 23


 


DİNİMİZİ NEREDEN ÖĞRENELİM


 


Islamın temeli; imanı, farzları ve haramları öğrenmek ve öğretmektir. Gençlere bunlar öğretilmediği zaman, İslamiyet yıkılır ve yok olur Allahü tealâ, Müslümanlara, Emr-ı mâruf yapmayı emrediyor. Yâni, "Benim emirlerimi, bildiriniz ve öğretiniz!" diyor ve Nehy-ianilmünker emrediyor. Yanı. "Yasak ettiğim haramları bildiriniz ve yapılmasına razı olmayınız!" diyor.Hadîs-i sentlerde buyuruldu kİ:


"Birbirinize Müslümanlığı öğretiniz. Emr-i ma'rûfu bırakır iseniz, Allahü teâlâ, en kötünüzü başınıza musallat eder ve duâlannızı kabul etmez." "Bütün ibâdetlere verilen sevap, Allah yolunda gazaya verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın sevabı da, emr-i  mâruf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize nazaran bir damla su gibidir." Dinimizi nereden öğreneceğiz? Gençleri aldatmak için iftira ve yalanlarla hazırlanan veya papaz mason kitaplarından tercüme edilmiş olan süslü yazılardan, radyolardan, filmlerden Gazetelerden mi? Yoksa, para kazanmak için yanlış kitadan   Kur'ân tercemeleri yazan câhillerden mı? Gözü ağrıyan kime başvurur? Çöpçüye mi, avukata mı matematik öğretmenine mi,'yoksa göz mütehassısı olan doktora mı? Elbet, mütehassısa gidip, çâresini öğrenir. Dinini, imanını kurtarmak için çare arayanın da avukata, matematikçiye, gazeteye, sinemaya değil, din mütehassısına başvurması lâzımdır. Din mütehassısları, şimdi toprak altında! Dünyada bulmak çok güç! Din âlimi olmak için, edebiyat ve fen üzerinde, fen ve edebiyat  fakültelerinden diploma almış olanlar kadar bilgi sahibiolmak, Kur'ân-ı kerîmi ve mânâlarını ezberden bilmek, binlerle hadîs-i şerîfi ve mânâlarını ezber bilmek, Islâmın 20 arş ilminde mütehassıs olmak ve bunların kolları olan 80 ilmi iyi bilmek, 4 mezhebin inceliklerine vâkıf olmak, bu ilimlerde ictihâd derecesine yükselmek, tasavvufun en yüksek derecesine yetişmiş olmak lâzımdır. Böyle bir âlim şimdi nereden, Hakiki din âlimi, vaktiyle çok vardı. Bugün, dinimizi, o büyük âlimlerin kitaplarından okuyup, öğreneceğiz! Din bilgilen, Ehl-ı sünnet âlimlerinden veya bun arın kitaplarından öğrenilir. Keşf ile ilham ile, ilim elde edilmez. Bunların kitaplarını okuyan, hem ılım öğrenir, hem de kalbleri temizlenir.


 


FIKRA


 


Dursun ve Temel trenle seyahat yapıyorlarken bir inek çiftliğinin önünden geçiyorlarmış..Dursun Temele :


- Temel burada tamı tamına 599 inek var demiş..Temel de :


- Ula Dursun nasıl saydın çok hızlı geçtik da ? Dursun :


- Çok kolay Temelüm..Ayaklarını sayıp Dörde böldüm demiş..


GÜNÜN SÖZÜ


 


İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.


Exupery


YEMEK MENÜSÜ


·   İZMİR KÖFTE


·   SOSİSLİ MAKARNA


·   ÇOBAN SALATA


·   MEYVE


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: AD: (Ar.) Er. - Çok eskiden Yemen taraflarında bulunan ve Hud peygam­ber tarafından imana getirilemediği için Allah tarafından yok edildiğine inanılan bir kavmin adı. Kur'an-ı Ke-rim'de bu kavim aynı isimle anılmış ve başlarından geçen hadiseler geniş­çe ele alınmıştır.


Kız: BELKIS: (Ar.) Ka. - Müslümanların seba melikesine verdikleri isim. - Güneşe tapan bir kavmin kraliçesi iken Hz. Süleyman'a biat ederek kendisiyle evlenmiş ve müslüman olmuştur. Kur'an'da ismi lafzen geçmemiştir. Fakat Hz. Süleymanla arasında geçen olaylar Neml suresinde anlatılır. Kur'an'da bahsedilen kadının o olduğu rivayet edilir.


MANİ


 


Edebe et riayet,


Artsın sende hidayet,


Bulursan kaçırma hiç,


Ruha gıdadır sohbet.


KARİKATÜR


 


BİLMECE


Hangi macunla diş fırçalanmaz?


Cevabı Yarın.


Dünkü Cevap: Öğretmen

31 Mart 2011


































Bugün 31 Mart 2011 26 R.Ahir 1432 Mart: 18 Kasım 144 Eyfel Kulesinin yapılışı (1889) - Varto ve Gevaş'ın Kurtuluşu (1918)


HADİS-İ ŞERİF


 


Seni şüpheye düşüren şeyleri bırak, düşürmeyenlere yönel. Çünkü doğruluk rahatlatır; yalan sıkıntıya atar. Ravi: Tirmizi, S. Kıyame 60


 


21. yy’a Girerken Milli Kimlik Oluşturmada Dilin Önemi


Dili çok defa insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir vasıta olarak tarif ederiz. Son zamanlarda “anlaşma” yerine “iletişim kurma” diyoruz. Bu tanım, dilin sosyal ve kültürel boyutunu ihmal eden çok eksik bir tanımdır. Dili âdeta bir cep telefonu gibi düşünen eksik bir tanım. Bilgisayarların gelişmesiyle ortaya çıkan makine dilleri düşünülecek olursa bu tanım belki yeterli sayılabilir; ancak insan dilleri için bu tanımı yeterli saymak mümkün değildir.


İnsan dili binlerce yılın tecrübe ve birikimini taşıyan çok özel bir vasıtadır. Her dil farklı bir toplumun tecrübe, bilgi ve anlayışını biriktirmiştir. Çok derinlerde, henüz bilimin öğrenemediği kadar eski bir tarihte ortaya çıkan bir dil, daha doğarken belli bir coğrafyanın ve o coğrafyada yaşayan belli bir toplumun izlerini taşıyarak doğar. Bulunduğu coğrafyanın iklimi, tabiat şartları, bitki örtüsü, hayvan varlığı dilin muhtevasını belirler. Söz gelişi Araplar deve için pek çok kelime kullanırken Eskimolar buz ve kar için yüzlerce kelime oluşturmuşlardır. Böylece daha doğuşlarında farklılaşan diller, toplumların tarih öncesi ve tarih içinde yaşadığı bütün macerayı bünyesinde toplayarak gelişir. (Prof. Dr. Ahmet. B. ERCİLASUN)


FIKRA


 


Genç kız dükkana girer ve sırnaşık tezgahtara sorar ; şu kurdelanın metresi kaça ? Sırnaşık tezgahtar yılışarak cevaplar bir öpücük tatlı bayan . Genç kız o zaman 10 metre alayım der . Sırnaşık tezgahtar heyecanlanarak hızlı hızlı sarar kurdelayı teslim eder ve kızın yüzüne bakmaya başlar . Genç kız teşekkür ederim der ve arkasında duran yaşlı bayanı işaret ederek hesabı babaannem ödeyecek der …


GÜNÜN SÖZÜ


 


Güzel sözler petekten damla damla sızan bal'a benzer;insanın ruhuna tad verir.


Hz. Süleyman


YEMEK MENÜSÜ


·   MANTAR SOTE


·   FIRIN MAKARNA


·   ÇOBAN SALATA


·   SÜTLAÇ


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: ABDÜSSETTAR: (Ar.) Er. - Günah­ları örten, gizleyen Allah'ın kulu.


Kız: BAĞDAGÜL: (Tür.) Ka. - Değeri ölçülemeyen gül.


 


MANİ


 


Kimini ezer ölüm,


Kimini üzer ölüm,


Birini kabre koysa,


Gözünü süzer ölüm.


KARİKATÜR


 


BİLMECE


Beş yıllık okulu otuz yılda bitirene ne denir?


Cevabı Yarın.


Dünkü Cevap: Arının eşeği vardır ama eşeğin arısı yoktur

30 Mart 2011 Çarşamba

30 Mart 2011

















































Bugün 30 Mart 2011 25 R.Ahir 1432 Mart: 17 Kasım 143 Osmanlıların Selanik ve İyonya'yı Fethi (1430) - Fatih Sultan Mehmed'in Doğumu (1429)


HADİS-İ ŞERİF


 


Allah için çok çok secde etmeye bakın. Çünkü Allah için yaptığınız her bir secdeye karşılık, Allah, sizi bir derece yükseltir ve hatalarınızdan birini bağışlar. Ravi: Müslim, Salat 225


 


ÇOCUK TERBİYESİ  --- ŞIMARIK ÇOCUKLAR


Çocuklarda; kibirlilik, şımarıklık, hırçınlık ve ukalâlık gibi kötü alışkanlıklar; yanlış yetişmesinden, her istediğinin yapılmasından ve ailesinin yanlış tutumundan ileri gelir. Böyle çocuklar, kendilerini herkesten üs-tün görürler, her şeyi en iyi bildiklerini zannederler. Bunlar, okul ve çevresinde geçimsiz ve sevimsiz olurlar. Çok bilmişlik tavrı, arkadaşları arasında yalnız kalmasına sebep olur.


Bu kötü huylardan vazgeçirebilmek için, ona önce iyi bîr arkadaş bulunur. Ayrıca, babanın zenginliği, şöhreti, meziyetlerinin övünülecek bir şey olmadığı, esas beğenilen ve hoşa giden şeyin, iyi ahlâk ve terbiyenin olduğu kavratılır.


 


FIKRA


 


ÖNCE KAÇANLAR


Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,


- "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...


Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,


- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...


Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,


- "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"


GÜNÜN SÖZÜ


 


Eğer ırmakta su kalmamışsa,bu kanalın değil ,kaynağın suçudur.


St Jerome


YEMEK MENÜSÜ


·   ETLİ NOHUT


·   PİLAV


·   TURŞU


·   ÇORBA


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: ABDÜLMENNAN: (Ar.) Er. – Çok ihsan eden, ihsanı bol olan Allah'ın kulu. - Mennan kelimesi, Allah'ın sıfatlarındandır.


Kız: BAĞDAT: (Ar.) Ka. - İrak'ın başken­ti olan tarihsel kent. Bağdat Hatun: (XIV. yy.) Emir Coban'ın güzelliğiyle ünlü kızı. İlhanlılar devletinin son hükümdarı Ebu Said Bahadır Han ile evlenmiştir. Bahadır Han'ın ölümünden sorumlu tutularak Arpa Han tarafından öldürüldü.


MANİ


 


Maşukun gönlü sırça,


Ona atılmaz fırça!


Kırılırsa bulunmaz,


Tamir olacak parça.


KARİKATÜR


 


BİLMECE


Arı ile eşek arasında ne fark vardır?


Cevabı Yarın.


Dünkü Cevap: Ağrı


29 Mart 2011 Salı

29 Mart 2011

 











































Bugün 29 Mart 2011 24 R.Ahir 1432 Mart: 16 Kasım 142 Antep Müdafaası ve Şahin Bey'in Şehit Edilmesi (1920) - Çaylakların gelme zamanı - Ağaçların yeşermesi - haşeratın canlanması


HADİS-İ ŞERİF


 


Ey Ali! Üç şeyi geciktirme: Vakti giren namazı, hazır olan cenazeyi, dengini bulan kızı veya dul kadını evlendirmeyi. Ravi: Tirmizi, Salat 13


 


SOHBET - VAKTİ BOŞ GEÇİRMEMELİ


İnsan, dünyaya oyun ve eğlence için gelmemiştir Dünya is ve kazanç yeridir. Dünya ahiretin tarlasıdır Burada ne ekilirse, ahirette o biçecektir. Bos vakit fırsat ve ganimettir. Faydalı is yapmadan vakit geçirmek vakti öldürmek olur. Dünyada yapılan her isin, her nefesin hesabı kıyamette sorulacaktır.


Hadîs-i şerifte buyuruldu ki:


"Kıyamet günü, herkes ömrünü ve gençliğini nerelerde geçirdiğinden, malını nereden kazanıp nerelere harcadığından ve ilmi ile amel edip etmediğinden sorguya çekilecektir."


Ömür, ilim, mal ve beden, Allahü teâlânın kullarına verdiği bir sermayedir. Bu sermayeyi Allahü teâlânın bildirdiği yerlerde harcamalıdır. Vakit geçtikten sonra pişmanlığın faydası olmaz. Onun için gençliğin, malın, sağlığın kıymetini bilmeli, dünyada ahireti kazanacak işler yapmalıdır.


Hadîs-i şerifte buyuruldu ki:


“Beş şeyden önce beş şeyin kıymetini bil! İhtiyarlıktan önce gençliğin, hastalıktan önce sağlığın, meşguliyetten önce boş vaktin, fakirlikten önce zenginliğin ve ölümden önce hayatın kıymetini bil!"


 


FIKRA


 


KADIN KULAĞI


Adamın biri kazada kulaklarını kaybetmiş. Araştırmaları sonucu iyi bir plastik cerrah bulmuş, ve girmiş ameliyata.


Ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan bir süre sonra: - "Aman Allahım Doktor! Bana kadın kulakları takmışsınız!" diye bağırmaya başlamış.


- "Kulak kulaktır!" demiş Doktor... "Kadını erkeği olmaz!"


- "Yanılıyorsunuz!" demiş hasta... "Herşeyi duyuyorum ama hiçbir sey anlamıyorum!"


GÜNÜN SÖZÜ


 


Eğitim,meyvenin kendisi değil,ilgi ağacından meyve toplamaya yarayan bir merdivendir.


Bernard Shaw


YEMEK MENÜSÜ


·   KIYMALI BEZELYE


·   PİLAV


·   CACIK


·   ÇORBA


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: ABDÜLMESİH: (Ar.) Er. - Hastala­ra şifa veren, mesih İsa'nın kulu.-(bkz. Mesih). İsim olarak kullanıl­maz.


Kız: BAĞIŞ: (Tür.) 1. Bağışlanan şey, ihsan. 2. Sıçrayış, atlama. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.


MANİ


 


Hayatına göz diker,


Tutup belini büker,


Acır demek faydasız,


Ölüm dişini söker.


KARİKATÜR


 


BİLMECE


En çok acı çeken dağ hangisidir?


Cevabı Yarın.


Dünkü Cevap: Trafik kazasının



28 Mart 2011 Pazartesi

28 Mart 2011









 



































Bugün 28 Mart 2011 23 R.Ahir 1432 Mart: 15 Kasım 141 Gediz Depremi (1970) - İstanbul da ilk trafik kazası, bir kişi yaralandı (1910) - Kütüphaneler Haftası


HADİS-İ ŞERİF


 


Kul, zarara düşme korkusuyla zararsız şeyleri dahi terk etmedikçe müttakilerden olamaz Ravi: İbni Mace, Zühd 24


 


MAKALE .. BİR AHLAK VARSA


Dünyaca tanınmış sosyologlardan, isviçreli De-fatsch Willy'nin bir Müftülüğe giderek söylediği sözleri okumuş olacaksınız:


"Kurân'ın, İslâmlığın ve Hazret-i Muhammed'in âşığıyım Ömrümün büyük kısmını, İslâm âlemini incelemekle geçirdim, hâlâ da incelemekteyim. Avrupa'da her uğradığım şehirde, kiliseye giderek, Hıristiyanlıkta yapılacak ıslâhat için İslâm dininden örnek almalarını tavsiye ediyorum.


Kur'ân-ı kerîm çok kültürlü aydınlara hitap eder. Terbiye hususunda da eşsiz bir kitaptır. Bu kitabı anlatabilecek bilginleri yetiştirdiğimiz gün, İslâmlık, dünyaca hemen benimsenecektir. Çünkü Hıristiyan dininin bazı mensupları da kendilerini kurtaracak yeni bir inanç bekliyorlar. Şunu da kesin olarak belirtmek isterim:


Bugün Dünya üstünde mevcut bir ahlâk varsa, o da İslâm dini sayesinde muhafaza edilmektedir."


Bunları söyleyen adam, bir yobaz değil Hizbülvahşet adı verileceklerden de hiç değildir. Üstelik bir Hıristiyan, hem, de Türkiye'de topumuza ders verecek kadar bilgili bir Avrupalıdır. Onu Müftülüğe yollayan hiçbir kuvvet de mevcut değildir. Willy bir politikacı veya misyoner de değildir. O hâlde İslâmiyeti niçin öyle candan gönülden övüyor?


-   Bilginliğinden, adamlığından...


-   Peki biz söyleyemez miyiz bu hakikatleri?


 - Söyleriz, söyleriz ama bir kere tesiri olmaz! Çünkü Avrupalının sözü başka türlü geçer bizde. Sonra efendim, bu; sözleri diyecek adam, bazılarına göre dokuz köyden kovulabilir Daha ötesi bu adam, etraftan ve küstah yayınlardan dokuz damga yemeği, mahalle çocuğu seviyesinde kalem bıçkınlarının ve ihtiyar sofra farelerinin saldırısına da uğrar. Bütün bu olanlar insanı şöyle düşündürüyor: İslâm dinlen büyük fenalığı, en acı töhmeti, en yanlış tatbikatı kendisine mensup olanlardan, bilhassa mensup görünenlerden alınıyor. Ahmet Kabaklı


 


FIKRA


 


FELÇLİ BABA


Adamın biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama:


- "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirir misin lütfen" diye rica etmiş...


Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün; felçli arkadaşının afet gibi dipdiri iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak:


- "Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş... Kızlar:


- "Nasıl olur!! İmkansız!" demişler... Adam:


- "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:


- "İKİSİNİ DE Mİİİİİİ!"... Felçli adam bağırmış:


- "İKİSİNİ DE! İKİSİNİ DEEEE!!"


GÜNÜN SÖZÜ


 


Eğitimin kökleri acı fakat meyveleri tatlıdır.


Aristotale


YEMEK MENÜSÜ


·   FIRIN PATATES


·   PİLAV


·   YOĞURT


·   ÇORBA


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: ABDÜLMETİN: (Ar.) Er. - Metanet­li, sağlam, dayanıklı olan Allah'ın ku­lu. - (bkz. Metin). Allah'ın isimlerin-dendir.


Kız: BAĞLAM: (Tür.) 1. Cinsleri ayrı ya da birbirlerine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, deste. 2. Bir koşuttaki dörtlüklerin herbiri. 3. Herhangi bir olayda, olaylar durumlar ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. 4. Dilbilgisinde, önce veya sonra gelen kelimeyi etkileyen belirleyen birim ya da birimler bütünü. -Erkek veya kadın adı olarak kullanılır.


MANİ


 


Bir gün dökülür aşın,


Gözünden akar yaşın,


Ansızın gelir ölüm,


Yastıktan kalkmaz başın.


KARİKATÜR


 


BİLMECE


Hangi kazanın kaymakamı yoktur?


Cevabı Yarın.


Dünkü Cevap: Nöbetçi




 

İzleyiciler