24 Ağustos 2010 Salı

2 Ağustos 2010









































 

 

 

 






















Bugün 2 Ağustos 2010 21 Şaban 1431 Temmuz: 20 Hızır 89 Umumi Seferberlik İlanı (1914) - Irak'ın Kuveyt'i İşgali (1990)


HADİS-İ ŞERİF


 


Ey iman edenler Allah'ın size helal ettiği temiz şeyleri haram kılmayın, hududu da aşmayın. Doğrusu Allah, aşırı gidenleri sevmez. Allah'ın size verdiği rızıktan temiz ve helal olarak yiyin. İnandığınız Allah'dan sakının. Ravi: Tirmizi


 


ŞEYH EBÛ ALİ FÂRMEDÎ (K.S.)


Silsile-i Sâdât'ın yedinci halkası olan Ebû Ali Fârmedî (k.s.) Tûs şehrinin kasabalarından Fârmez'dendir. Asıl adı FazI bin Muhammed'dir. H. 407 (M. 1016) yılında doğdu.


Gençlik yıllarında Nişâbur'a gelip Ebû Saîd Ebu'l-Hayr'ın ilim halkasına katıldı ve onun zikir ve ders halka­sından hiç ayrılmadı. Ebû Sâîd'in Nişâbur'dan ayrılmasın­dan sonra Ebu'l-Kâsım el-Kuşeyrî'nin derslerine katıldı.


Bir gün hocası İmam Kuşeyrî hamama girmişti. Ebû Ali Farmedî, üstazı istemeden onun ihtiyaç duyduğu bir kova sıcak suyu hamamın kapısına bıraktı. İmam ha­mamdan çıkıp namaz kıldıktan sonra, 'Suyu kim getir­di?' diye sordu. Ebû Ali Farmedî, acaba edebe aykırı bir şey mi yaptım düşüncesiyle sükût etti. Şeyhi üç defa sorunca, 'Ben getirdim, efendim' diye cevap verdi. Şeyhi "Ey Ebû Ali, sen Ebû'l-Kâsım'ın yetmiş senede elde edemediğini bir kova su ile buldun." buyurdu.


Bir müddet daha hizmetinde kaldıktan sonra Tûs şeh­rine gidip Ebu'l-Kâsım Gürgânî'ye intisâb etti. Daha sonra da Ebu'l-Hasan Harakânî'ye intisâb etti.


Selçuklu veziri Nizâmülmülk, huzuruna Kuşeyrî ve Cüveynî gibi âlimler geldikleri zaman hürmetle ayağa kal­kar, onlara yer gösterirdi. Fakat Ebû Ali Fârmedî (k.s.) geldiği zaman hürmetle ayağa kalkıp karşıladığı gibi onu kendi makamına oturtur, kendisi de önünde otururdu. 'Ne­den böyle yapıyorsun?' diye sorulunca şöyle cevap verir: 'Âlimler huzuruma gelince bana, sen şöyle iyisin, böyle iyisin diyerek bende olmayan şeylerle beni övüyorlar. On­ların bu sözleri nefsimin hoşuna gidiyor. Fakat İmam Far­medî (k.s.) ise, bana nefsimin ayıplarını söylüyor, böyiece nefsim kırılıyor, yaptığım birçok hatâdan vazgeçiyorum.'


Ebû Ali Farmedî Hazretleri, İmâm-ı.Gazâlî'nin hem fıkıhta hem de tasavvufta üstâzıydı. İrşâd emânetini, Yûsuf Hemedânî'ye (k.s.) teslim etti. H. 477 (M. 1084) yılının Rebîulevvel ayında âhirete irtihâl buyurdular. (Kuddise sirruh.)


 


FIKRA


 


Marketin birine bir turist gelmiş bir şeyler almış, sonra dolar uzatmış kasadaki adama. Adam para sahte mi değil mi diye kuşkuya düşmüş. Paranın orasına burasına bakmış. Evirmiş çevirmiş anlayamamış sahte olup olmadığını. Bakmış böyle olmayacak parayı sırada bekleyen Temel'e uzatmış, “Bir de sen bak hele...” demiş. Temel paranın bir altına bir üstüne bakmış, sonra masanın üstüne atmış ve “Bu para sahte!” demiş. Herkes şaşırmış, “Nasıl anladın bu kadar çabuk?” demişler. Temel: “Bunun üstünde Atatürk resmi yok!..” demiş.


GÜNÜN SÖZÜ


 


Türkler her şeyini feda eder, ama istiklalini asla. Lloyd George


YEMEK MENÜSÜ


·   ETLİ YAZ TÜRLÜSÜ


·   BULGUR PİLAVI


·   YOĞURT


·   MEYVE


ÇOCUĞUNUZA İSİM


Erkek: SÖKMENER: (Tür.) Er. - Yiğit kimse.


Kız: SİRFİRAZ: (Fars.) Ka. - Başını yukarı kaldıran yükselten, benzerlerinden üstün olan. Aslı Serfıraz'dır.


MANİ


 


Maniciyim manici
Ak gerdan altın inci
Eğer annem verirse
Varıcıyım varıcı


KARİKATÜR


 


BİLMECE


Hiç kar yağmayan hava hangisidir?


Cevabı Yarın.


Dünkü Cevap: Ceplerin yerini öğrenmek için!


 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler

Blog Arşivi